Ben sporcunun zeki , çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.

Mustafa Kemal Atatürk




Create Shock Text

SÜPERTEKLİF'E ÜYE OL, SENDE KAZAN!400 DRİLLİK VOLEYBOL CD Sİ İNTERACTİFVOLLEYBALL VE ZORAN GAYİÇTEN VOLEYBOL EĞİTİM CD Sİ. 2 Sİ 50 YTL.BİLGİ İÇİN:0555 651 03 44 PARA KAZANMAK İSTİYORSAN TIKLA VE ÜYE OL SÜPER VOLEYBOLCULARIN MEKANI - Blogcu




SÜPER VOLEYBOLCULARIN MEKANI

Google
ANA SAYFAARŞİV ODASI
Paratikla.com - Internette Gezinirken Para Kazanın
SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

24/11/2009 - BOĞAZİÇİ ANILARI

Kategori: yasam-mekanlari

BOĞAZİÇİ ANILARI


 

 

Avrupalı gezgin ve tarihçilerin anlatımlarına göre tanıdığımız Boğaziçi, esas olarak 18. yüzyılda kişiliğini bulmaya başlayan bir Türk mimari yaratığıdır. Türklerin fethinden önce ise, bu bölge şehirden uzak, şuraya buraya serpilmiş küçük balıkçı köyleri ve terkedilmiş manastırların bulunduğu bir doğa parçasından ibaretti.

 

Türkler tarafından bayındır hale getirilen, dünyada eşi ve benzeri olmayan, 20 kilometre uzunlukta, ortalama 1-1,5 kilometre genişlikteki deniz yolu, olağanüstü genişlikte bir cadde gibi sıra ile birbirinden güzel yalılar ve saraylarla çevrili idi. Bunlar hemen hemen kesintisiz bir dizi halinde kıyı boyunca sıralanmıştı. Arkalarını küçüklü büyüklü korular, çeşitli köşk ve pavyonlar almaktaydı. Her taraf yeşilliklerle bezenmişti. Gene yer yer bazı tepelere fıstık ağaçları dikilmiş, bunlar bir köşk veya bahçenin çevresini sarmıştı. Büyüklü küçüklü vadi ve dereler arazi içine gömülmekte ve Boğaz bölgesini genişletmekte, böylece çayırların ta dibinden ve uzaktan Boğaz’ın sularını görmek mümkün olmaktaydı. Aklımıza Göksu, Beykoz, Büyükdere, İstinye ve Baltalimanı çayırlarının Boğaziçi’nden başlayarak arazi içine doğru uzanış ve yayılışları gelmektedir. Bunlar büyük arazi kümeleriyle çevrilmiş ve yer yer taş sofalar, çeşmeler ve köşklerle zenginleştirilmiştir. Buraları İstanbul’un doğal parklarıdır. Diplomasız Türk şehircileri burada da büyük bir yetenek ve anlayışla davranmışlar, doğayı zorlamamışlar, aksine tüm güzelliklerini görünmez bir elle belirginleştirmeyi bilmişlerdir. Bunun ne demek olduğunu, bugün park yapmak amacıyla el attığımız alanların ne kadar yapma bir durum aldıklarını gözümüzün önüne getirerek daha iyi anlayabiliriz. Boğaziçi, yalıları, köyleri, park ve çayırlarıyla haklı olarak döneminin en görkemli su yolu durumunda idi. Karşılıklı kıyılarının kilometreler boyunca birbirinden farklı ve hep sürprizler yaratarak uzanmaları, Boğazı benzersiz bir duruma getirmişti. Boğaziçi en parlak durumunu 19. yüzyıl ortalarında bulmuştur. Eski eserlerin çoğu mevcut, yalılar ve köyler ise gelişmelerinin en üst düzeyine erişmiştir.

 

Boğaziçi’ni Avrupadaki tanınmış iki benzeriyle kıyaslamak mümkündür. Bu biricik şehircilik örneği ve peyzajist eser, bazen Venedik’teki Büyük Kanala benzetilmiştir. Bu benzetme, gerçekten uzaktır. Venedik’te mesafeler çok daha küçük, doğa ise denizden ibarettir. Ona karşın, yalı yani’ Palazzo”lar, daha ağır malzemeden inşa edilmiştir ve Boğaz’daki kuş kafesi örneği yalılara oranla malzeme çok daha değerli ve mimari ağırlıktadır. Böyle olmakla birlikte, bu saraycıklar da sanki eski Bizans’ta mevcut olmayan bir Boğaz havası taşımaktadırlar. Şöyle ki, mimarileri, yaşıt İtalyan saraylarından farklı olarak çok daha fazla revak ve pencere ihtiva eder. Bu tip, 13 ve 14. yüzyıllarda Gotik bir kisveye bürünerek bezemesi bakımından hafiflemiş, kitleleri bakımından masifleşmiş ve yükselmiştir. Tekrar ediyorum, bütün bu özelliklerine karşın, kanalların üzerindeki bu yalı-saraycıklar Boğaz’dakilerden daha sağlam ve değerli malzeme ile inşa edilmiştir. Çoğu mermer ve değerli taşlardan oluşturulmuştur. Oysa Boğaz yalıları kesinlikle ahşaptır, hafif ve narindir. Doluluktan çok boşluk, yani pencere, daha doğrusu kafestir. İkinci büyük fark, Venedik’te hemen hiç ağaçlık yer bulunmaması, hele tepelerin hiç olmamasıdır.

 

Bu bakımdan çoğu zaman ortaya atılan bu benzerlik üzerinde fazla durmadan başka bir yere dikkat ve görüşleri çekmek isterim. Burası Londra ve Thames Nehri kıyılarıdır. Burada, şehirleşmiş bir bölgeden kır ve doğaya doğru uzanan, Boğaziçi kadar geniş ve uzun olan nehir boyu, 15. yüzyıldan beri saray ve yalılarla donatılmıştır. Bunlar City, yani Şehirden başlamak üzere White Hall ve Westminster Sarayları, Kew, Richmond, Hampton ve Windsor Sarayı ile son bulurdu. Bu mesafe Boğaz’da olduğundan da uzun bir doğa içinde serilidir. Doğa daha geniş ve yayvan, tepecikler daha azdır. Asıl büyük fark, suyun deniz değil, nehir oluşundadır. O hava, o akıntı burada yoktur. Fakat Boğaz’da olduğu gibi burada da şehirden sık bir şekilde başlayarak, Chelsea’dan itibaren gittikçe seyrekleşen sıra yalılar vardır. Bunların çoğu, bildiğimiz yalı biçiminden farklı ve şato şeklinde idiler. Çoğu bugün ortadan kalkmış fakat semtlerine isimlerini bırakmışlardır. Bunların önemlileri sırasıyla Essex House, Anındel House, Somerset House, Savoy Şatosu, Salisbury House, Durham House, Baltimore House, York House, Suffolk House, Norfolk Ilouse, North Cumberland House ve White Hall saraylarıdır. Bu diziyi Tophane’den Beşiktaş Saraylarına kadar uzanan eski yalılar dizisine benzetmek kabildir. Bundan sonra binalar seyrekleşir, bahçe ve doğa içinde yer alırlar. Başlıcaları karşılıklı Westminster ve Lambeth Saraylarından sonra, Chelsea Gough House, Walpole Ilouse, York House, Chiswick ve Burlington House, Syon House, Marble Hill, Twickenham ve Radnor House, A. Pope’un villası, Walpole’un Strawberry Hill köşkü ve sonunda Hampton Court Sarayıdır.

Yazının Tamamı: http://www.yvik.org.tr/index.asp?pg=kh&newID=1561

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

24/11/2009 - TAİ CHİ

Kategori: spor
TAİ CHİ


 Tai chi chuan veya taijiquan ("yüce nihayi yumruk")  aslında Çin yakın dövüş sanatlarının en ünlülerinden bir tanesidir. Taijiquan’in özelliği, Uzakdoğu kültürlerinde Qi ya da Chi diye bilinen ve vücudumuzda belli kanal veya noktalarda dolaştığı farz edilen enerjiyi, nefes alma tekniklerini, dövüş sanatı hareketleri ile uyumlu bir şekilde entegre etmesidir.

 Tai Ci'nin düşünsel kökleri kadim iki kitaba dayanır. I Ching ve Taoculuk hakkındaki yazılı en eski kaynak olan Tao Te Ching. Tam olarak nasıl başladığı bilinmese de döğüş sanatlarında usta eski bir Taocu keşiş Chang San Feng, kaynaklarda Tai Ci'nin yaratıcısı olarak en çok kredi verilen kişidir. Tai Ci'nin yaratıcısı olarak kabul edilen diğer bir kişi ise 9. nesil Chen ailesinden Chen Wang Ting'dir. Günümüze kadar farklı stilleri ulaşmış olan Tai Ci'de en eski stilin Chen stili olduğu bilinmektedir. Günümüzdeki diğer tüm stiller Chen ailesi tarafından öğretilen sisteme dayanır. 19. yüzyıla kadar Chen ailesi içinde korunan sanat 1820'de aile dışından ilk defa Yang Lu Chan tarafından öğrenilmiş ve halka tanıtılmıştır. Yang Lu Chan'in kendi birikimi ile yorumladığı sanat günümüzde en popüler stil olan Yang stili olarak bilinir. Yang ailesinden sanatı öğrenen farklı ustalar Wu/Hao, Wu ve Sun stillerini geliştirmişlerdir.

Yazının Tamamı: http://www.yvik.org.tr/index.asp?pg=kh&newID=1563

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

19/11/2009 - VOLEYBOLDA PAS TEKNİĞİ

Kategori: egitim

VOLEYBOLDA PAS TEKNİĞİ



Voleybolda tüm kişisel özellikler önemli olmasına rağmen, iyi oyun ile muhteşem oyun arasındaki farkı belirleyen unsur; oyunu kurabilmektir. İyi hazırlanmamış bir oyun ile en iyi smaçörler bile çok zayıf gözükebilirken, iyi hazırlanmış bir oyun ile sıradan bir oyuncu bile takıma büyük yararlar sağlayabilir. Sonuç olarak oyun kurmak voleybolun her seviyesi için geçerli bir kuraldır.


Pasörler oyunu kurmakla beraber, çabuk hücumlar ve top üzerinde mutlak hakimiyet sahibi oyunculardır. Pasörlerin topa yumuşak teması hem sabır hem de çok tekrarla mümkündür. Neticede sporcuların temel özellikleri kazandıktan sonra güvenilir bir pasör olabilmeleri, tamamen zamanla doğru orantılıdır.


OYUN KURMAK
Parmak pası sadece el ile gerçekleştirilen bir hadise olarak görmek doğru olmaz. Bunun için kollarınızı, omuzlarınızı, dizlerinizi ve dirseklerinizi olaya bütünüyle katmak durumundasınız. Belki top elinizden çıkıyor olabilir, ancak, topu uzun mesafelere göndermek için gerekli olan güç, önce bacaklardan sağlanır. Dilerseniz bu konuya bir göz atalım.


BACAKLAR
Bacakların oyun kurmada iki temel görevi vardır.
• Sizi gerekli pozisyona sokmak,
• Uzun mesafeli kurulacak oyunlar için güç sağlamak,
• Öncelikli anahtar konu, topun yönünü sizin kuracağınız oyuna göre ayarlıyor olmanızdır. Top size ulaştığında oyunu kurabilmek için gerekli pozisyonda ve duruyor olmanız gerekir. Daha sonra bacaklarınız ve dirsekleriniz ile topa bir güç verirsiniz. Top ellerinizin arasında iken bacaklarınız hafif kırık pozisyonda olmalıdır. Topu elinizden çıkarmaya hazırlanırken, topa son bir güç verebilmek için  dirseklerinizi hafif genişletip bacaklarınızı güçlü tutmalısınız. Hareketin sonunda ağırlığınızı öndeki bacağın üzerine vererek, parmaklarınızın üzerine doğru yükselmelisiniz.

Yazının Tamamı: http://www.yvik.org.tr/index.asp?pg=kh&newID=1556

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

ŞAPKASIZ ÇIKMAM :)

Son Yazılar

SON YAZILARIM

BOĞAZİÇİ ANILARI
TAİ CHİ
VOLEYBOLDA PAS TEKNİĞİ
AROMATERAPİ
COACH VE ÖĞRETME METODLARI
SEZAİ KAPTAN İLE BOĞAZİÇİ’NE DAİR KONUŞMA
BEL OKULU
BOĞAZİÇİ MEDENİYETİ
AVRUPA KUPALARINDA TÜRK VOLEYBOL TAKIMLARININ BAŞARILARI
ÇOCUK VE SPOR
BİR BOĞAZİÇİ TANZİMATÇISI: ŞİRKET-İ HAYRiYE
SAĞLIKLI BESLENME İLKELERİ
AVRUPA VOLEYBOL CHALLENGE KUPALARI
BOĞAZİÇİ’NE KÜSÜLEN DEVİR
SPORCU BESLENMESİ
OSMANLI ÇAĞINDA BOĞAZİÇİ YERLEŞMESİ
ÜNİVERSİTE OYUNLARI (UNİVERSİADE) VOLEYBOL ŞAMPİYONLARI
YETENEK SEÇİMİ İLKELERİ ve SPORTİF BRANŞLARA YÖNLENDİRME
YAŞAYAN BOĞAZİÇİ
ASYA OYUNLARI VOLEYBOL ŞAMPİYONLARI
AVRUPA VOLEYBOL BAYANLAR TOP TEAMS KUPASI
BOĞAZİÇİ
COACH SPORCULARI İLE NASIL İLETİŞİM KURMALI
VOLEYBOL ANTRENÖRÜNÜN SORUMLULUKLARI
AVRUPA ERKEKLER VOLEYBOL SÜPER KUPA

Kategoriler

Arkadaşlarım

stallion
Blogcu Yardım
zulalvazgec
asiconcon
elagirl
forzagalatasaray
alternatifblog
gsvoleybol
yazilimvedonanim



page counter

IP NUMARANIZ



UzmanWeb.Net Toplist Toplist Arama motorlarına kayıt, sunucu barındırma, co location, co-location, kiralık sunucu, sunucu kiralama site ekle